
Efenim biz Cengiz ailesi -hiç bir şeyden geri kalmamayı motto edinmiş bireyler topluluğu- olarak, tabi ki bu hafta sinemalarımıza gelen Wolverine The Origins filmini görmezden gelemezdik.
Gelmedik de.
Ben tüm “Bir filmde 2′den fazla süper kahraman var ise o film tırttır” önyargımla gittiğimi önceden belirteyim. (Bu ipe sapa gelmez önyargıdır diyenlere bütün Superman filmleri içinde Superman 2 felaketi demek isterim)
Ne diyordum, hah, ben bu önyargılarla, hanım da hiçbir kadına asla çekici gelmeyecek kaslı, yakışıklı, asabi ve oldukça pençeli Hugh Jackman önyargısıyla bana eşlik etti. (Anlamıyorum ki boysa boy bende de var, asabi de oluyorum, hayır pençe midir kıstas?! Bende de gözlük var efenim! Ha adamantiyum ha titanyum nedir yani).
Gittik oturduk, uzun bir reklam süreci, takip eden fragmanlar (ki aralarında Transformers Revenge of the fallen vardı) ardından filmimiz başladı.
Sonra da bitti.
Aslında bu noktada bıraksam hakkaten nefis yorum olur ama ben detaylara gireceğim. Spoiler içermemeye çalışacağım ancak karakter analizleri olacağından, hani isterseniz okumayın. Ama okumazsanız da izleyip gelin öyle okuyun. Nefis yazı olacak bak vallaha…
Efenim şimdi bakınız, bu çizgi roman uyarlamalarında, adı geçen çizgi romanların takipçilerini ufaktan sallamamak, “Ama senaryolaştırılırken bu değişiklik olmalıydı” gibi delisaçması bir önerme sunmak adetten oldu artıkın. Burada da aynı durum geçerli. Bizim çocuğu doğuştan ölmeyen, iyileşen yapıvermişler. Ki bilen bilir, kendisi böyle değildir, bu çocuk, diğer uzun tırnaklı çocuk, bir de bunların Maverick diye bi kankaları var bu üçü paralı asker olarak çalışırken bu deneye denk gelmişler, hayvan çocuk daha hayvan olurken bizimki de terminatörden hallice metalik bi kişi olmuştur. Maverick olaya dahil olmamış ama O’nun yerine şimdilerde hayatımızda çeşitli gıda reklamları vasıtasıyla duyduğumuz Omega’nın kırmızısı ortaya çıkmıştır. Weapon X denen bu deneylerin sonucunda bizim oğlanın iskelet komple adamantiyum kaplanmıştır evet. Ancak işte inceluk buradadır zira bu metal, adamantiyum, zehirlidir ve sürekli olarak bizim oğlanı zehirlemektedir, ve bu duruma karşı deneyde kendisine basılan “healing serum” olarak da geçen serum bizim oğlanı ölebilemez yapmaktadır. (Meraklısına bilgi: Wolverine iskeleti tarafından sürekli olarak zehirlenmekte ve sürekli olarak healing factor tarafından iyileşmektedir. Yani sürekli bir acı içindedir. Wolverine’in tüm asabi ve sinirli hallerinin sbebi budur, kendisi 7/24 acı çekmektedir.)
Şimdi filmde bu durumu “yimişler”. Bizim oğlan kafadan uzun ömürlü ve tamir olur çıkıyor. Niyedir nedendir oraları yok…
Willi.i.am arkadaşımız neden oynamıştır, o rol nedendir, Wraith karakteri neden böyle az daha tuz atalım içine mantığında bulundurulmuştur, muamma…
Blob diye bir karakter var, süper gücü obez olması…Kulağa nasıl geliyor? Hah işte filmde de öyle gelecek.
Gambit…Benim kişisel favorim olur Remy LeBeau. “Cajun”. Cajun denmesine sebep olan aksanlı ingilizcesi, sürekli fransızca kelimeler kullanması, kırmızı gözbebekleri, karizması, dengesi, kendini beğenmişliği ve piçliği ile hakkaten bambaşka bir karakterdir. Ve yapım aşamasında tüm bu özelliklerden sadece piçliği dikkat çekmiş sanırım zira karakter piç edilmiş! Böyle elinden yıldırımlar çıkartan eli yüzü düzgün amerikalı bir tip oluvermiş. Ha bir de uçabiliyor sanırım!!…
Ve gelelim faciaya: Deadpool. Bu nasıl bir mundar etmektir, bu nasıl bir karakteri yemektir akıl alır gibi değil. Yok diğerlerinin güçlerini alıp bakasına nakil falan. Ulen hani X-Men 3′de ancak başka bir mutanht sayesinde genlere müdahele edebiliyorduk, hadi oradan gol 1. Kolundan kılıç çıkıyor tamam da o kılıç kolunun içinde nerede duruyor, o kılıç içerideyken adam kolunu nasıl büküyor bu iki. Göz bebeği değişiyor, uzaktan kumandalı falan…Çok ayıp edilmiş Deadpool’a. Sanırım yıllarca çizgiroman balonlarıyla dalga geçmesinin kefaretini ödettiler filmde.
Filmin aşk faktörü daha yapıştırma duramazmış, Wolverine’in pençeleri ise, bilhassa bir banyo sahnesinde, daha yapay duramazmış…Bildiğin layer halinde, mask edilmiş görüyorsun…Ya da gördüğünü zannediyorusn ama tanıdığım ve seyreden tüm eşim dostum anı şeye takılmış durumda. Mat metal meselesi olmamış yani, X-Men serisindeki pençeleri arıyor gözler. Ha bir de tabi abinin ateş önünde yürümesi, film mantık olarak nereden baksanız 15 sene öncesinde geçerken fena halde günümüz gibi durması, filmdeki müzik eksikliği, Wolverine’in haddinden fazla güçlü lanse edilirken arada maymuna dönmesi gibi ipe sapa glmez pürüzler de cabası…
Bence devam edecek Hugh Jackman. Zira diğer bazı aktörlerin aksine o karakteri seviyor ve birlikte anılmaktan hoşlanıyor (bkz. Oscar ödülleri: I am Wolveriiineeee!!)
Şimdi zaman süreci nasıl işleyecek merak içindeyim. Normal akışta ufukta bir Omega Reed var, fazla süper kahraman yok, doğu bloğunda ajanlık var…Görecez.
Sözün özü, bence epey kasmışlar (bkz. tepedeki resim). İiyi film hoş film ama evde de izleyebilirdim, öyle diyeyim.
Gidiniz, kararınızı siz veriniz.